Genetiğimizin Hayatımız Üzerindeki Etkisi

Anahtar kelimeler: Genetik, Fiziksel özellikler, çekicilik, stereotipler, genetik ve kişilik

Genetiğimiz nasıl bir hayat yaşayacağımızı çok büyük oranda belirliyor. Hem fiziksel hem de kişisel özelliklerimiz buna dahil.

Dış görünüşünüz diğer insanların size olan bakışında çok mühim role sahiptir. İlk izlenimleri dış görünüş oluşturur ve dış görünüş sonucunda oluşan ilk izlenimler, ardından gelen tanıma sürecini de belirler. Çünkü insanlar halo etkisi ve doğrulama yanılgısı gibi yanılgılara sahiptirler. Halo etkisi özetle fiziksel olarak üst düzeyde bulduğumuz insanların kişiliklerini de olumlu algılama eğilimimiz. Doğrulama yanılgısı ise başta sahip olduğumuz fikirleri değiştirmemeye olan eğilimimiz. (Doğrulama yanılgısı ayrıntısı için bkz şu yazım: https://onculanalitikfelsefe.com/dogrulama-yanilgisi.../) Karizmatik, güzel, yakışıklı insanlara dair epey olumlu yargılara sahibiz. (Fiziksel çekiciliğin sosyal yararlarıyla ilgili ayrıntılı yazım için bkz: https://savkoneal.blogspot.com/.../fiziksel-cekiciligin...) Bunlara sahip olmada her zaman potansiyelimizi genetiğimiz belirliyor. Her ne kadar bunu kişisel bakım ve tarz ile düzenlemek mümkün olsa da bunun da genetik sınırları mevcut. Bunu sadece yakışıklı/güzel ekseninde düşünmeyin. Dış görünüşler belli stereotipler oluşturuyor ve stereotipler büyük oranda gerçekten tutarlı. [1] Kimi tipler diğerlerine göre daha zararsız ve empatik izlenimi verirler. Bu insanlarla ilk muhabbete girerken daha samimi olursun, bu insanlara daha hızlı güvenirsin. Bu yüzden o insanlar da stereotiplerine uyum sağlamaya başlarlar. Bunun en yakın örneği benim. Çok alakasız insanlar defalarca ilk muhabbetimizde kimseye anlatmadığı özel hayatlarını rahat rahat anlattılar. İlk başta şaşırıyordum nasıl güvenip zayıflıklarını daha yeni tanıştığı bana anlatabiliyorlar diye, stereotip tutarlılığını kafamda oturtunca meseleyi de anladım. Eğer stereotipe uyumlu değillerse de onu kırmaları için çaba sarf etmeleri gerekir insanların. Mesela 'aga kızı' düşünün. Bunu nasıl tanımlayabilirim bilmiyorum ama aga kız deyince kafanızda muhakkak oluşan bir fenotip vardır, işte ondan bahsediyorum. Onunla çok hızlı samimi olursunuz, dert dinler, epey eğlencelidir. Başka bir stereotip nerd erkek ya da ortamcı piç tipi olabilir. Onlar için de belli fikirlere sahipsinizdir ve ilk muhabbeti ona göre kurarsınız. Muameleniz o ölçüde şekillenir. Bu stereotipler bazen o kadar etkili olur ki karşıdakiyle konuşup konuşmamaya belki bu şekilde karar verirsiniz. Epey nerdy tipi olan birinin genetiğiyle oynamadan da onu ortamcı piç tipe dönüştüremezsiniz. Hiç kimse tamamen rasyonel değil, ben insanları hiç dış görünüşüne göre yargılamıyorum diyen insan yalan söylüyordur. Siz bilinçli olarak yapmasanız da bilinçaltınıza giden mesajları engelleyemezsiniz. Elbette bunları sınırlandırmak mümkün.

Fiziksel çekicilik bu kadardı, şimdi geliyoruz kişilik özelliklerine. En temelde zekamızın önemli bir bölümü genetik. Gençlikte %35 civarında olan genetik etki 50'li yaşlarda %80'e kadar çıkıyor. [2] IQ, sınav notlarınız, sosyal sınıfınız, sağlık seviyeniz, mutluluk seviyeniz ve daha birçok özellikle bağıntılı. (IQ'nun bağıntılı olduğu diğer özellikler için bkz şu yazım: https://savkoneal.blogspot.com/.../yuksek-iq-seviyesi-ile...) Genetik ile depresyona eğilim arasında ciddi bir bağıntı var. [3] Elbette çevresel etkenlerinizi doğru ayarlayarak bunu minimize etmek mümkün. Sahip olacağınız servet üzerinde genetiğin etkisi, çevresel etkenlere göre iki kat fazla. [4] Çünkü servet birikiminde rol oynayan özellikler önemli oranda genetik. Bunlar özgüven, çalışkanlık, zeka, adanmışlık vs. Politik eğilimlerimizde bile genetik çok mühim bir role sahip. [5] Muhafazakarlığa ya da liberalliğe eğilimimiz, otoriteye olan bağlılığımız hep genetikten önemli ölçüde etkileniyor. İlginç olan şu ki politika hakkında bilgimiz arttıkça politik seçimimizde genetiğin etkisi daha da artıyor. [6] Kıskançlık seviyemizde bile genetik önemli role sahip. [7]

Sahip olduğumuz kişilik özellikleri yine insanların bize olan tavırlarında epey etkili. Kimimizin özellikleri onları çok iyi bir arkadaş yapıyor. Kimisini ise çok çekici bir partner. Burayı vurgulamak önemli zira insanları çekici yapan yalnızca fiziksel özellikler değil fakat kişilik özellikleri de önemli oranda genetik olduğu için şansın rolü yine büyük. Bu genetik eğilimlere sahip olan insanlar arkadaş ya da partner edinme sürecinde bu süreç üzerinde düşünerek hareket etmek ve bunlar üzerinde pek de çalışmak zorunda değiller. Onlar şanslı olanlar. İçgüdüsel olarak doğru olan davranışları yapıyorlar. Elbette bunların yalnızca eğilimler olduğunu vurgulamamız lazım. Kişilik de fiziksel görünüş de belli ölçüde değiştirilebilir ve geliştirebilir. Romantik ya da arkadaşlık açısından arzu edilebilirlik seviyesi arttırılabilir.

Sonuç olarak genetik bizim hem fiziksel görünüşümüzü hem de kişiliğim üzerinde mühim bir role sahip. Genetiğin bu etkisi ise bizim yaşam standartlarımızı, fikirsel dünyamızı ve diğer insanların bize olan bakışını önemli ölçüde belirliyor. Yine de genetiğin bir sınır çizdiğini, bu sınırı zorlamanın yine bizim elimizde olduğunu vurgulamakta fayda var.


Kaynakça:

[1] Lee Jussim Stereotype Accuracy

[2] The Neuroscience Of Intelligence

[3] https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33782378/

[4] https://www.gwern.net/docs/genetics/heritable/2021-fagereng.pdf

[5] https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/08902070211014035

[6] https://www.cambridge.org/core/journals/journal-of-experimental-political-science/article/genes-ideology-and-sophistication/91C7C343BBA8801732F62E7D55B16676

[7] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1090513821000611?dgcid=raven_sd_aip_email&

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Schopenhauer'in Aşk Hakkındaki Görüşleri Üzerine

Fikir Özgürlüğünün Sınırları

Mizah Nedir?